İçeriğinize Doğru TAG’ler Oluşturmak

Türkçesi Etiket olan TAG, içeriğin bulunması ve arama motoru görünürlüğü için, içerikle ilişkilendirilen anahtar kelimeler olarak tanımlanabilir.Taglar asıl işlevi içeriğin daha çabuk ve hızlı bulunabilmesdir.
Wordpress’in yaygınlaşması ile TAG kavramı hayatımıza daha fazla girmeye başladı. TAG, içeriğin kategorilendirilmesinde modern bir metod aslında. Daha önceleri silo mantığı ile, başlıklar içinde başlıklar şeklinde kategorilendirme yaklaşımı yaygındı.

SEO Stratejinizde Long Tail Yaklaşımı

Long Tail Nedir?
Chris Anderson tarafından, ilk olarak Ekim 2004 tarihinde Wired Magazine de yayınlanan bir makale ile ortaya atılmış bir teoridir. Bu teoriye göre, yaygın bir dağıtım ağına sahip işletmeler, nadir bulunabilen ürünleri her yerde satılan yaygın ürünlere kıyasla daha fazla satıp daha yüksek gelir elde edebilirler. Dağıtım kanalının yeterince büyük olması durumunda, daha nadir talep gören ürünlerin satışları yaygın ve her yerde kolay bulunabilir ürünlerin satışlarını geçebilir. Pazarlamacıların küçük, niş pazarlara odaklanmalarını salık verir.
Oysaki şu ana kadar bildiğimiz Pareto prensibi ise bunun tam tersini söylemektedir. Pareto prensibine (80-20 kuralı) göre, satışların büyük bölümü hit (çok talep gören) ürünlerden gelmekdir. Normal piayasa koşullarına göre geçerli olan bu kural, internet iş modelleri için tam olarak geçerli olmamaktadır.
Bunun sebebi, reel piyasa koşullarının, internet iş modellerine göre sahip olduğu kısıtlar. Örneğin, işlek bir caddede açılmış olsa dahi bir kitapçıya bir gün içerisinde gelebilecek kişi sayısı sınırlıdır. Dolayısı ile Hiçbir zaman çok büyük kitlelere hitap edemez. İkincisi, raflarının ve deposunun bir sınırı vardır. Bu alanları en çok satılabilir ürünlerle doldurmak mecburiyetindedir. Öyle ki, satılmayan bir kitap kısa süre sonra rafta yerini bir başka kitaba bırakır. Oysa ki bir internet kitapçısında stok ve raf maliyeti yoktur. Az satılan bir kitap, yılda bir kez satılsa dahi web sitesi üzerinde durabilir. Bunun şirkete bir yükü olmayacaktır. Bu şekilde çok nadir bulunan, çok az satan kitaplar dahi bu internet kitapçısının sanal raflarında bulunabilmektedir. Bu tür ürünlerin satışları ise az dahi olsa, sayıca fazlaca olduğundan uzun kuyruğu oluşturur ve hatırı sayılır bir gelir anlamına gelir. Öyleki Amazon.com un gelirlerinin yaklaşık %40 kadarının, nadir satılan ürünlerden oluştuğu yani Long Tail den geldiği bilinmektedir.
Long Tail’i Uygulayan Başarılı İş Modelleri
Long Tail iş modeline iyi bir örnekte Google’dır. Google dijital reklam piyasasaına adımını attığında, bir çok rakibinin burun kıvırdığı küçük ama sayıca fazla küçük reklam verenleri hedefledi. Bu reklamverenler oldukça küçük bir bütçe ile de reklam verebiliyorlardı. Ancak bu imkan, sayıca fazla bir kitleydi ve long taili oluşturdular. Bugün Google’ın gelirlerinin büyük bölümünü bu long tail den geldiğini biliyoruz.
Bu modeli başarı ile uygulayan intenet şirketlerine örnek olarak, Ebay (açık arttırma), Amazon (kitap satış), iTunes (müzik indirme) ve Netflix (video kiralama) verilebilir.
SEO (Search Engine Optimization) da Long Tail Yaklaşımı
SEO yani arama motoru optimizasyonu bildiğiniz gibi, belirli anahtar kelimelerde web sitemizin daha üst konumlarda yer almasını sağlamak için web sitemiz içerisinde ve dışarısında yapmış olduğumuz çalışmalardır.
Bu tür çalışmaları yapanlar / yaptırınlar daha çok SEO ile popüler veya daha fazla trafik çekebilecekleri kelimeleri hedeflemektedirler. Oysa ki bu anahtar kelimeleri muhtemelen rakipleri ve hatta rakibi bile olmayan web siteleri hedeflemiş olabiliyorlar. Bu durumda ilgili anahtar kelime için yüksek derecede bir rekabet ortamı oluşuyor. Bu tür rekabeti yüksek anahtar kelimelerde ilk sayfalara kadar yükselme şansı da haliyle az oluyor.
Oysaki, kullanıcıların bir çoğunun arama motorlarında genel kelimelerden 2 veya daha fazla kelimeden oluşan öbeklerle arama yaptığını biliyoruz. Üstelik bu tür arama yapanların daha bilinçli, ne aradığını bilen ve satın almaya daha yakın kullanıcılar olduğunu öngörebiliriz. Kitapçı örneğimizdeki daha niş kitaplar gibi. Evet belki arama hacmi açısından daha az ancak bu tür kelimelerden onlarca var. Ayrıca, bu kelimeleri arayanlar satışa çok daha yakın!
Üstelik rekabeti çok daha az olduğundan bu anahtar kelimeleri hedefleyen bir SEO çalışması çok daha verimli olmaktadır.
Long Taili Hedefleyen Bir SEO stratejisi
Öncelike jenerik kelimelerinizden yola çıkarak bir niş anahtar kelime listesi oluşturun. Bunun için bir çok ücretsiz araç var. Size Google Anahtar Kelime Aracı nı tavsiye edebilirim.
Bulduğunuz bu anahtar kelimeleri, arama hacmini ve işletmeniz için önemine göre listeleyin. Önem listesinde en üstten alta doğru kelimelerin web sitesi içerisinde geçmesini sağlayın. Bunun dışında, eğer altyapınız destekliyorsa bu keliemlerin TAG olarak atanmasını sağlayın. Bilhassa sizin için önemli kelimeler için özel, optimize edilmiş landing page (inişi sayfası) ler tasarlayabilrisiniz.
Yine bu kelimeleri hedefleyen, backlink çalışamları da yapabilrsiniz.
Bu kelimelere yönelik stratejiniz, size uuzn dönemde daha kaliteli bir trafik sağlayacağı gibi, sonuca daha hızlı ulaşabileceğiniz bir stratejidir.

Long Tail Nedir?

Chris Anderson tarafından, ilk olarak Ekim 2004 tarihinde Wired Magazine de yayınlanan bir makale ile ortaya atılmış bir teoridir. Bu teoriye göre, yaygın bir dağıtım ağına sahip işletmeler, nadir bulunabilen ürünleri her yerde satılan yaygın ürünlere kıyasla daha fazla satıp daha yüksek gelir elde edebilirler. Dağıtım kanalının yeterince büyük olması durumunda, daha nadir talep gören ürünlerin satışları yaygın ve her yerde kolay bulunabilir ürünlerin satışlarını geçebilir. Pazarlamacıların küçük, niş pazarlara odaklanmalarını salık verir.

Yazının Devamı

Farklı Çözünürlüklerde Görünürlük Analizi

Google Labs’ın web sitenizin görünürlüğünü analiz etmenize yarayan yeni bir aracı var : Google Browse Size.  Bu araçla web sitenizin farklı çözünürlüklerde nasıl göründüğünü ekran ayarlarınızı değiştirmeden görebilirsiniz. Tabii işin güzel tarafı, Analytics verileri ile hangi çözünürlüğün hangi yüzdelerde kullanıcılar tarafından kullanıldığı bilindiğinden, bu çözünürlük aralığı ile % kaç kullanıcıya hitap edildiği de buradan görülebiliyor. Tabii keşke bu test sonuçlarına ülkelere göre değişen browser %leri de eklenmiş olsa idi. Yazının Devamı

Buzdan Heykeller’den Hareketle, İyi bir Viral Nasıl Olmalı?

Aslında mikro sitelerde yapılan çoğu oyun ve benzeri uygulamalar bana sıkıcı gelmiştir. Çoğunlukla dahil olamasam da incelerim sadece. Ancak geçenlerde rastladığım bir mikro site var ki, gerçekten çok eğlenceli. C-Section ın Arçelik için yapmış olduğu “buzdan heykeller” den bahsediyorum. Friend Feed de gördüm, üstelik şirkette ki arkadaşlarda bahsetmişti. Hemen girdim ve bende bir şeyler yaptım. (http://www.buzdanheykeller.com/mainpage.php?id=6424#gallery) Yazının Devamı

WEB 3.0′a Doğru, Dijital Reklam 3.0

Uzun zamandır Web 3.0 trendi ve bunun dijital reklamcılığa olan etkisi hakkında bir makale yazma niyetindeydim. Çünkü dijital reklamcılıkta sürekli değişiyor, trendler ve teknolojik gelişmelere paralel değişiyor. Sanırım bizim işimizin hem iyi hem de kötü yönü bu. İyi çünkü sürekli yenilik sizi canlı tutuyor, sürekli bir heyecan içindesiniz. Kötü, çünkü uzmanım dediğiniz bir alanda bile ipin ucunu kaçırdığınız an yabancı oluyveriyorsunuz. Yazının Devamı

Web 3.0 Nedir ?

Web 3.0, semantik web yani “yapay zekalı web” demektir. Web 3.0, içerik kontrolünün insan elinden çıkarak yazılımların kontrolüne geçtiği dünyadır diyebiliriz. Öyle ki birbiri ile konuşan veritabanları sayesinde, bizim neyi sevip neyi sevmediğimizi anlayan ve buna göre içerik üreten bir web dünyasıdır. Bu dünyanın içinde internet olan tüm cihazları da kapsayacağını düşünürsek, Web 3.0′ı bizi anlayan robotik teknolojilerin bütünü olarak düşünebiliriz. Yazının Devamı

Web 3.0 Nedir ?

Web 3.0, semantik web yani “yapay zekalı web” demektir. Web 3.0, içerik kontrolünün insan elinden çıkarak yazılımların kontrolüne geçtiği dünyadır diyebiliriz. Öyle ki birbiri ile konuşan veritabanları sayesinde, bizim neyi sevip neyi sevmediğimizi anlayan ve buna göre içerik üreten bir web dünyasıdır. Bu dünyanın içinde internet olan tüm cihazları da kapsayacağını düşünürsek, Web 3.0′ı bizi anlayan robotik teknolojilerin bütünü olarak düşünebiliriz. Yazının Devamı